Sonuç Bulunamadı

Aramanız hiçbir sonuçla eşleşmedi

Buluta geçiş

What is the Right Route to the Cloud?
Bulut için doğru yol nedir?

David Hobson, Oracle’da İş Geliştirme Müdürü


Intel

Herhangi bir işletmenin kendi kuruluşundaki değişimi etkileyebilme yetkinliği birçok etkene bağlı olarak farklılık gösterir. Liderliğin gücü, kültürü ve organizasyonel yapısı ve mevcut BT varlıkları değişimin gündemini kolaylaştırabileceği gibi sınırlayabilir de. Tüm sektörlerde yaşanan önemli pazar kaymaları göz önüne alındığında sadece değişimi yönetebilmek değil, aynı zamanda nerede ve ne zaman başlayacağını yönetmek de kuruluşun başarısı ve hatta, bazı durumlarda, hayatta kalabilmesi için çok önemlidir. Kuruluşlar BT’ye daha bağımlı hal aldıkça bu alan da yeni dinamik için daha önemli bir hal alır.

Değişim için geliştirilen BT sistemleri, kalıcılık için geliştirilenlerden daha değerlidir ifadesi, başlangıçta genel kanının aksi yönünde görülebilir ancak değişimi kolaylaştıran temel bir bileşendir. Uzun ömürlülük birçok alanda önemli bir kalite göstergesidir ancak konu BT sistemleri olduğunda şirketler daha iyi operasyonel verimlilik sağlamak için mücadele ederken rahatsız edici tehlikelerle de uğraşmaktadırlar.

Bir yandan BT’nin günümüzde sunabildiklerinden faydalanırken öte yandan yarının bilinen (ve çoğunlukla da bilinmeyen) ihtiyaçlarına kolayca adapte olabilmek, günümüzün başarılı şirketlerinin ulaşmak için çaba sarf ettikleri kesintisiz yenilik modelinin bir parçasıdır.

 Bu nedenle de odaklanmak istenilen alan, mevcut kaynakları gizli olan tarife yoğunlaşmaktır  

Birçok şirket, yeni sistemlerin ne kadar hızlı bir şekilde kurulabileceğini, verimliliği hızlı bir şekilde nasıl arttırabileceklerini ve farklılık sergilemeyen iş süreçlerini otomatik hale getirmek için bunların nasıl kullanılabileceğini bilmek istemektedir. Bu nedenle de odaklanmak istenilen alan, mevcut kaynakları gizli olan tarife veya işletmeyi rakiplerinden ayırt eden, farklılaştırıcı yetkinlikler ve süreçlere yoğunlaştırabilmektir.

BT’den ve özellikle de ERP sistemlerinden elde edecekleri avantajları değerlendirirken hangi sektörden ve coğrafyadan olursa olsun her boyuttan şirketin hikayesi budur. GE Finance’in CIO’su James Richards’ın belirttiği gibi:

“Benim için önemli olan ERP kurulumlarını %50 daha hızlı ve %50 daha ucuza nasıl yapabilirim? İş sürecinizi değiştirmeli, en iyi uygulamalara adapte olmalısınız. Sonuç itibariyle bu finans... ne kadar farklı olabilir ki?”

GE’nin faaliyet gösterdiği hemen her pazarda (Sağlık, Sermaye, Aydınlatma, Ev Aletleri ve diğer birçoğu) bir karmaşıklık mevcut ve şirket de BT varlığının bu karmaşıklığını azaltmaya ve yenilikçilik kültürünü serbest bırakmaya çalışıyor. Bu karmaşıklık kesinlikle GE’ye özgü bir durum değil ve yüksek maliyetler, yetkinlik eksikliği ve süreç verimsizliği gibi alanlarda birçok şirkette görülüyor ve her durumda da yenilikçiliğin ortadan kaybolmasına neden oluyor.

İşletmelerin, pazarda süregelen kaymaları destekleyen bir BT yetkinliğine ve bu iş modelinin değişimini ve proaktif bir şekilde düzenlenmesini mümkün kılacak bir stratejiye ihtiyaçları var. Bu da bizi Bulut’a ve bu hedeflere erişebilmede oynayacağı role getiriyor. Bulut teknolojilerinin, şirketlere süreçlerini standart hale getirmede, maliyetleri kısmada ve karmaşıklığı azaltmada yardımcı olduğu günümüzde iyi bilindiğinden artık birçok kuruluş Bulut’a “geçmeli miyiz” sorusundan ziyade bu geçişi “ne zaman” yapmalıyız sorusunu soruyor.

  İşletmelerin, pazarda süregelen kaymaları destekleyen bir BT yetkinliğine ihtiyaçları var. 

Bulut’un benimsenmesi konusunda herkese uyan tek bir yaklaşım yok. Bazı şirketler en fonksiyonel alanlarını kapsayan eksiksiz bir dönüşüm isterken bazılarına ise kademeli bir modernleşme daha uygun görünüyor. Bu kademeli yaklaşım belirli bir fonksiyonel alan için ya da daha geniş çaplı bir sürecin kritik bir bileşeni olarak rasyonelleştirilmesi veya iyileştirilmesi gereken bir zayıflık şeklinde belirlenen, uzun süreli bir süreç için en iyi yöntem olabilir. Dönüşümsel yaklaşım, işletmenin daha büyük çaplı bir ihtiyacı olduğunda daha geniş bir kapsamla daha temele yönelik bir hal alır ve her ne kadar gerçekleştirilmesi daha karmaşık olsa da değişim için hem daha geniş kapsamlı hem de daha temel nitelikli bir süreç olarak yürütülür.

Günümüzdeki klasik BT sistemleri uzun yıllar boyunca o kadar çok uyarlamaya, entegrasyona ve standart olmayan bileşenlerin birbirlerine “dikilerek” birleştirilmesine maruz kalmıştır ki tek ortamlı ERP sistemleri ilk kez kullanılmaya başlandığında neredeyse ‘Kutsal Kase’ gibi görülmüştür. Birçok şirketin elektronik tablolara dayanan birden çok “eklemeli” uygulaması bulunuyordu. Ancak iş dünyası o günden bu yana çok değişti ve yeni gereksinimler, satın almalar, bölünmeler ve yeniden yapılanmalar neticesinde ortamın gittikçe karmaşıklaşmasıyla birlikte bu sistemler artık amaca uygun olmayan bir hal aldı. Bu nedenle de işletmeler, gittikçe azalan getiriler sunan teknolojileri sürdürebilmek için daha yüksek genel giderlerle baş etmek zorunda kaldı.

Birçok şirket Bulut fikrine “Herşeyi modernleştirmek istiyoruz” diyerek yaklaşıyor ancak bu yaklaşım her zaman uygulanabilir nitelikte değildir. Öncelikle şu soruları sormaları gerekir: “Nereden başlıyoruz? Temel katmanlar neler? Zorlukların üstesinden hangi sırayla geleceğiz? Herhangi bir bağımlılık var mı?” Yanıtlar her kuruluş için farklı olacaktır ancak bu sorulara verdikleri yanıtların ardından şirketler, bulut için takip edecekleri kendi ideal yollarını tanımlamaya hazır olacaktır.


The Oracle Cloud for Finance blog, brought to you in association with Intel®

Intel® ve Intel logosu, ABD’de ve/veya diğer ülkelerde Intel Corporation’ın ticari markalarıdır.


Size yardım için buradayız

Satış Uzmanı ile Görüşün

Hızlı Turlar

1:1 gösterim talep edin

Konuya göre kaydolun