Bulut İşbirliği

Cloud Navigator

CIO’lar neden arka planda bırakılmamalı

David Dariouch, Satış Danışmanlığı Müdürü, Sistemler, Oracle Fransa @DavidDariouch


CIO, BT yatırımının buluta yönelik birleşik bir yaklaşımı destekleyebilmesini sağlamak için CEO ve CFO ile birlikte çalışmalı

Intel

Marek Swierad’ın yer aldığı bir önceki blog yazısında , CIO’nun iş birimlerini buluta geçiş aşamasında şirketin misyonu üzerine odaklanabilmek amacıyla bir araya getirmek için bulut kılavuzu gibi hareket ederek kuruluşunun kültürünü şekillendirmede oynaması gereken rolü vurgulamıştık. Bu rolü hakkıyla yerine getirebilmek için ise CIO’nun işletmenin her bir noktasında kullanılan tüm teknolojiyi yönetebilmesi gerekir . Sorumlulukları, yapılan her bir satın almanın genel strateji içinde olmasını ve teknoloji harcamasının da doğru şekilde yönetilmesini sağlamak olmalıdır.

Bu nedenle, Kültürel dönüşümü bulutun başarısının merkezine yerleştirmek adlı geçtiğimiz günlerde yayınlanan raporumuzda bu uygulamanın nadiren rastlanıldığını ve CIO’ların yüzde 66’sının şirketin BT bütçesinin yarısından da azını kontrol edebiliyor olduğunu görmek hayal kırıcı.

 CIO’nun işletmenin her bir noktasında kullanılan tüm teknolojiyi yönetebilmesi gerekir . 

Bu duruma gelinmesinin sebebi, iş birimlerinin buluta yönelik basitleştirilmiş satın alma sürecinin avantajından yararlanması, yani BT’yi katmadan hizmet satın alabiliyor olmaları. Bunu yaparkense BT departmanıyla birlikte çalışırken harcadıkları zaman ve çabadan daha azını harcayarak tasarruf etmekte olduklarını düşünüyorlar. Ancak CIO’nun uzmanlığını gözardı etme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyorlar.

Doğru kontrollere sahip olunmadığında ‘bütçeden sıyrılma’ ve ‘fonksiyondan sıyrılma’ uygulamaları, organik bir şekilde yayılabilen bir yapı. Sonuçları da herkesin rahatça görebileceği şekilde idealden çok uzak.

 Başlangıçtaki bulut yatırımları, CIO’nun kurumsal mimariler, güvenlik konuları ve kurum için gereken BT ihtiyaçları konusundaki bilgisini masaya koyamadığından entegrasyon maliyetlerinin ve veri silolarının oluşumunun artışına işaret ediyor. 

Örneğin, anketimize katılan BT karar vericileri, iş birimi yöneticilerinin var olan BT’yi tekrarlayan teknolojiler satın aldıklarını (yüzde 35), güvenlikle ilgili endişeler yarattıklarını (yüzde 35), satın aldıklarının çok pahalı olduğunu (yüzde 33) veya yapılacak iş için yanlış teknoloji seçtiklerini (yüzde 30) söylüyor.  Ankete katılanların yüzde 32’sine göre Gölge BT veri akışlarıyla birlikte karmaşıklığa da neden olabiliyor. Bu yanıtları ele aldığımızda BT departmanlarının yüzde 95’inin, iş birimlerince yapılan BT yatırımlarının teknoloji yönetimini daha da karmaşıklaştırdığı kanaatinde olması hiç de şaşırtıcı değil.

Bu durumla, kuruluşların daha çevik ve daha hızlı tepki verebilen bir iş stratejisi amacıyla bulutun sunduğu faydaları daha iyi bir şekilde görebildikleri bir zamanda karşılaşıyoruz. Bu da, bulutun altyapı, platform ve BT ortamı sunmak üzere tüm kuruluş çapında kullanıldığı kurumsal bir bulut modelinin benimsenmesinin, iş yüklerini yönetebilmek ve hizmetleri sunabilmek için en düşük maliyetli ve ergonomik yöntem olduğunu gösteriyor.

 CIO’nun veya CFO’nun arka planda bırakılması halinde işletmelerin ne kurumsal bir bulut modelini başarıyla hayata geçirmeleri ne de buluta yönelik bütünleşik yaklaşımın önünde bir engel olan ‘bütçeden sıyrılma’ ve ‘fonksiyondan sıyrılma’ döngülerinden kurtulmaları mümkün değil. 

Ancak kurumsal bulut modeli, CIO tarafından CFO ve CEO ile işbirliği halinde yönetilmelidir. İdeal olarak bu yaklaşım, bütçenin belirli teknoloji projeleri için iş birimleri arasında paylaştırıldığı ve büyüme ve yenilik fırsatlarıyla birleştirildiği, BT’nin bir kar merkezi gibi çalıştırılmasını da içerir. Esasen gölge BT’nin yol açtığı hayal kırıklıkları genelde CIO’nun herhangi bir direncinden ziyade güncelliğini yitirmiş finansman modellerinden kaynaklanıyor.

İşletmelerin yaklaşık üçte biri (yüzde 31), halihazırda kar merkezi yaklaşımını uygulamakta olduklarını söylerken yüzde 74’ü ise daha fazla esneklik sunabilmek için finansman modellerinin değişmesi gerektiğini ifade ediyor.

CIO’nun teknoloji alımlarını stratejik bir şekilde yönettiği ve CFO’nun da kasanın anahtarlarını elinde tuttuğu bir kurumsal bulut modelinde ne gölge BT’nin ortaya çıkması pek olası değil ne de iş birimleri, birçok kuruluşta önemli sorunlara yol açan veri siloları oluşturabilir.

CIO’nun veya CFO’nun arka planda bırakılması halinde işletmelerin ne kurumsal bir bulut modelini başarıyla hayata geçirmeleri ne de buluta yönelik bütünleşik yaklaşımın önünde bir engel olan ‘bütçeden sıyrılma’ ve ‘fonksiyondan sıyrılma’ döngülerinden kurtulmaları mümkün değil. CIO, CFO ve CEO gibilerin ön plana çıkması kolay olmayabilir, ancak işletmenin başarısı için hayati bir önem taşımaktadır ve bir kurumsal bulut modelinin uygulamaya konulması da bu yapılandırılmış ve basitleştirilmiş yöntem ile başarıya ulaşmanın ideal yoludur.


Oracle Bulut Altyapısı makalesi sizler için özel olarak Oracle ve Intel® işbirliği ile hazırlanmıştır.

Intel® ve Intel logosu, Intel Corporation’ın ABD’deki ve/veya diğer ülkelerdeki ticari markalarıdır.


Daha fazlasını keşfet