Crisis in Leadership

Liderlik Krizi

John Abel, Head of Technology and Cloud for UK,
Ireland and Israel, Oracle @JAbel_Oracle


İşletmeler dijital dünyada nasıl yer alacakları ile ilgilenirken CIO’ların uzmanlığı kritik bir önem kazanacak

Intel

Dijital dönüşüm her sektörü etkilemeye başladığından BT departmanları da sadece operasyonel fonksiyonlara sahip olan bir departman özelliğinden sıyrılıp yeni dijital işletmelerin uygulama motoru halini almaya başlamışlardır. BT üzerindeki baskı, işletmeleri rekabetçi tutacak yeni dijital hizmetler ve uygulamaları en kısa sürede ve en düşük maliyetle sunmaları içindir. Bu yeni dünyada rekabetçi bir işletme, verilerle yönlendirilen bir işletmedir ve kuruluşlar bir adım önde olabilmelerini sağlayacak süreçlere ve analitik araçlara ihtiyaç duyduklarından CIO da bu yeni dünyada ön planda yer almaktadır.

Bugüne dek buluta geçiş sürecinin yolunda gittiğine inanmamızı sağlayacak, çevik BT modelleriyle ‘bulut üzerinde doğmuş’ yeni ve başarılı şirketlere dair birçok habere şahit olduk. Ancak, çağın gereksinimlerini karşılayamayan veri merkezi süreçleri ve düşünce şekliyle sınırlandırılmış ortalama bir BT departmanının kat etmesi gereken daha çok yol var. Bakım modunda tıkanıp kaldığından BT departmanları işletmelere ihtiyaç duyduğu yenilik temposunu da sunamamaktadır.

Ancak tüm bunlara rağmen bulut modellerinin benimsenmesi, birçok kuruluşta kurumsal BT departmanlarının evrimleşmesine de yol açmıştır. ‘Gölge BT’, birçok CIO’nun itiraf etmekten ya da inanmaktan çekindiğinden daha yaygındır ve sorun daha da derinlere dayanmaktadır. BT kaynaklarının parçalara ayrılması genelde kırması ve hatta fark edilmesi dahi güç bir durağanlığa neden olmaktadır. Bu da BT’nin işlerin yapılmasını kolaylaştıran bir ortaktan ziyade bir engel olarak görülmesine yol açar.

 Bu yeni dünyada rekabetçi bir işletme, verilerle yönlendirilen bir işletmedir ve kuruluşlar bir adım önde olabilmelerini sağlayacak süreçlere ve analitik araçlara ihtiyaç duyduklarından CIO da bu yeni dünyada ön planda yer almaktadır. 

İş birimleri, taktik çözümlerin hayata geçirilmesinde CIO’yu devreden çıkartan bir yol izlemekte ve bu da kurumsal altyapıya uymayan bilgi siloları ve uygulamalara ve karmaşıklığın da gereksiz yere daha da artmasına sebep olmaktadır. Aslında BT’nin sunacağı bilgilerden faydalanmadan yeni teknolojik uygulamaları tercih eden işletme liderleri, yeni özelliklerin potansiyellerini ortaya koymasını engelleyen yeni sorunların da önünü açmaktadır.

Operasyonel maliyetleri arttırmasının da ötesinde bu uyumsuzluk, işletmelerin verileri harmanlamasını veya arka planda kalmış bilgileri ortaya çıkarmasını da engellemektedir. Bu da, veri odaklı işbirliğinin, hız ve çeviklik açısından temel unsur olduğu günümüzde kurum içi işbirliğini sekteye uğratmaktadır. BT liderlerinin bir ayakları geçmişte bir ayakları ise gelecekte durmaktadır ve fonksiyonel verimliliği sunma ihtiyacı ile işletmenin ortağı olarak dijital dönüşümü sağlama ihtiyacı arasında ikiye bölünmüştür.

 İşletmeler dijital dünyada nasıl yer alacakları ile ilgilenirken en çok ihtiyaç duydukları şey CIO’nun uzmanlığı ve bakış açısıdır. 

Bu sorunun yeni olmadığını biliyoruz, ancak yaygınlığı ve kapsamını kendimize bir kez daha hatırlatmakta fayda var. Yakın zaman önce CIO adlı derginin düzenlediği CIO’nun Durumu anketi 2014 yılında CIO’ların, BT’nin üç yıl içinde şirketlerin teknoloji harcamalarının yüzde 66’sını doğrudan kontrol edeceğine dair öngörüde bulunduklarını göstermektedir. Ancak iki yıl sonra CIO’lar harcamaların sadece yüzde 57’sini kontrol edebilmektedirler.

BT departmanı için en büyük risk? Çevikliğin önündeki engel olarak görülmenin de ötesinde kendisine ilgi de gösterilmemeye başlanmıştır - üstelik CIO’nun işletmeye şimdiye dek hiç olmadığı kadar büyük bir değer katma fırsatına sahip olduğu bir anda. İşletmeler dijital dünyada nasıl yer alacakları ile ilgilenirken en çok ihtiyaç duydukları şey CIO’nun uzmanlığı ve bakış açısıdır.

Ancak bunun için her ne kadar bazı genel ilkeler mevcut olsa da her bir kuruluşun atması gereken adımlar farklıdır. Öncelikle bulut, çevik bir işletme için merkezi operasyonel model halini alırken mevcut BT departmanının yapısı ve amacını da değiştirmektedir. Bu durum, kurum içinde bir muhalefetle karşılaşacak olsa da CIO’ların bu muhalefetin nasıl göründüğünü ve müzakereleri de neyin kaybedildiği değil de, neyin kazanılacağı etrafında yeniden nasıl şekillendirebileceğini anlamaları gerekir. CIO’lar, ekiplerine BT’nin reaktif yapıda ve sadece tepki veren bir organizasyondan, proaktif bir yenilikçi organizasyona dönüşmesinin ne anlama geldiğini anlatmalıdır.

 Büyük veriler ve mobil dünyadan kurumsal ve kişisel teknolojilerin harmanlanmasına dek işletmeleri etkileyen bu temel değişimler, sahip olduğu gücü işletme için bir değere dönüştürebilecek akıllı ve cüretkar CIO’lar için parlak bir gelecek getirmektedir. 

İkinci olarak CIO’ların ihtiyaçlarını daha iyi anlayabilmek için işletme konusunda daha net ve kesintisiz bir bilgi akışına sahip olmaları gerekir. Bulut tabanlı BT tüketiminin yeni modelleri, kesintisiz uyarlama ve yeniden icat gerektiren, ‘Hızlı Başarısızlığa’ dayanan bir işletme ortamının parçası gibi faaliyet göstermektedirler. Yöneticiler, büyük çaplı projelere finansman sağlama konusunda eskisi gibi iştahlı değillerdir ve gözleri de sürekli maliyetlerin üzerindedir. Tüm bu nedenlerle de BT’nin bir yandan işletmenin ihtiyaçlarını ele alırken öte yandan da işletmenin hedefleriyle paralel bir kurumsal bulut stratejisini hayata geçirecek bir yol haritasına yatırım yapması gerekir.

Son olaraksa CIO’lar karşılarına çıkan fırsatı görmeli ve bu zorluğu benimsemelidir. Büyük veriler ve mobil dünyadan kurumsal ve kişisel teknolojilerin harmanlanmasına dek işletmeleri etkileyen bu temel değişimler, sahip olduğu gücü işletme için bir değere dönüştürebilecek akıllı ve cüretkar CIO’lar için parlak bir gelecek getirmektedir. Dijitalleşme, CIO’ların organizasyonel stratejisi ve liderliğine yönelik yeni talepler yaratmaktadır. Zaman, CIO’ların liderlik zamanıdır.


Oracle Bulut Altyapısı makalesi sizler için özel olarak Oracle ve Intel® işbirliği ile hazırlanmıştır.

Intel® and the Intel logo are trademarks of Intel Corporation in the U.S. and/or other countries.