Sizin Bulutunuz, Sizin Yolunuz: Bulut Platformu

Cloud Platform

Veri Kanunları Arttıkça İşletmelerin Esnekliği Önem Kazanacak

Neil Sholay,
Head of Oracle Digital, EMEA @NeilSholay


Veri kanunlarındaki değişiklikler, işletmelerin, müşteri verilerini yönetme şekillerinde daha esnek olmalarını gerektiriyor

Intel

Kişisel verileri saklayan veya işleyen işletmeler, verilerle ilgili kanunlardaki değişiklikleri dikkatle takip etmek zorunda. Verilerin korunmasını standartlaştırmaya ve kişilerin verileri üzerinde var olan haklarını daha da güçlendirmeye yönelik adımlar, kişisel verileri saklayan ve işleyen işletmeler üzerinde bu verilerin güvenliğini sağlamaya yönelik baskıları daha da arttırıyor.

Bu güvenliğin sağlanamaması halinde uygulanan cezalar ise işletmelerin küresel çapta elde ettikleri gelirlerin önemli bir kısmına erişebiliyor. Sadece mali açıdan ele alacak olsak bile işletmelerin artık önemli veri ihlallerine maruz kalamayacaklarını ve müşteri verilerini güvenli kılmak için mümkün olan her tür adımı atmalarının kendi sorumlulukları altında olduğunu söyleyebiliriz.

Dain Hansen

Neil Sholay, Head of Oracle Digital

Ancak güvenlik, bu denklemin sadece bir tarafı. Örneğin, kişilerin verilerini istedikleri her yerden ve her zaman erişebilmelerini öngören yönetmelikler de var. Üstelik telekomünikasyon şirketi veya banka gibi birer hizmet sağlayıcı olarak çalışan işletmelerin, müşterilerin markalarını değiştirmeleri halinde müşteri verilerinin diğer tedarikçilere de kolayca aktarılabilmesini sağlama gibi bir zorunlulukları da bulunuyor. Bu nedenle de işletmelerin ve BT iş ortaklarının sadece verilerin gizliliğini ve bütünlüğünü değil, aynı zamanda kullanılabilirliğini de korumaları gerek.

Yönetmeliklerin yanısıra işletmeler, verileri saklarken ve analiz ederken hem daha düşük maliyetlerden hem de daha fazla esneklikten yararlanabilmek için bulut tabanlı hizmetleri her geçen gün daha fazla kullanıyor. Müşteri verilerini buluta taşımaya yeni başlayan ve bu kararlarının kendilerine daha fazla hizmet esnekliği ve çevikliği sağlayacağı beklentisinde olan işletmelerden sadece çok azı geriye dönüp müşteri verilerini tekrar özel sistemlere geri taşımak istiyor.

 Verilerin korunmasını standartlaştırmaya ve kişilerin verileri üzerinde var olan haklarını daha da güçlendirmeye yönelik adımlar, kişisel verileri saklayan ve işleyen işletmeler üzerinde bu verilerin güvenliğini sağlamaya yönelik baskıları daha da arttırıyor. 

Günümüzün dijital ortamda etkin işletme modelleri arasındaki olağanüstü rekabetçi dünyasında verilerin kolayca taşınması, müşterilere hizmet sağlamanın temel bir unsuru haline gelmiş durumda. Şirketler, harika ve kişisel bir müşteri deneyimi sunabilmek için verilerini uygulama ve hizmetlerine entegre edebilmelidirler. Verilerin serbestçe akabilmesinin, günümüz faaliyetlerinin ayrılmaz bir parçası olmasının yanısıra bu etkinliği herhangi bir şekilde engelleyebilecek bir yaklaşımı sadece birkaç şirkette görmekteyiz.

Tüketiciler olarak bizlerin çalıştığımız şirketlerle anında ve sorunsuz etkileşime girmeyi beklediğimiz günümüz dijital dünyasında veriler, markaların sunmak istediği ve bizlerin de beklentisi olan üst düzey müşteri hizmetlerini verebilmeleri için ihtiyaç duyulan her noktaya gerçek zamanlı olarak ve serbestçe akabilmelidir.

Bu durumda karşılaşılan verileri olağanüstü güvenli bir şekilde depolama zorluğunun ve verilere, talepte bulunulması ve ihtiyaç duyulması halinde anında erişebilme ihtiyacının üstesinden gelebilmek içinse işletmelerin, veri yönetimlerine esnek bir yaklaşımı uyarlayabilmeleri gerekir.

 Günümüz dijital dünyasında veriler, markaların sunmak istediği ve bizlerin de beklentisi olan üst düzey müşteri hizmetlerini verebilmeleri için ihtiyaç duyulan her noktaya gerçek zamanlı olarak ve serbestçe akabilmelidir. 

Bu noktada işletmelerin tercih edebileceği seçeneklerden biri, hem hassas verileri tesis içinde saklayabilen hem de bu verilere sistemlerin ve uygulamaların talebe göre erişebilmesini sağlayan Bulut Platform hizmetlerini benimsemektir.

Bulut Platform hizmetleri, hem tesislerdeki hem de buluttaki BT ortamlarının tümünü yöneterek ve güvence altına alarak şirketlere genel bulut hizmetlerini kendi güvenlik duvarları ardında çalıştırma ve böylece yasal zorunlulukların birçoğunu yerine getirme imkanı sağlamaktadır.

İşletmelerin bunu yapabilecekleri iki yol bulunmaktadır. Birçok işletme için uygun olan yaklaşım, mevcut eski veritabanlarını bir genel Bulut Platform aracılığıyla buluta bağlayarak çevik ama bir o kadar da güvenli müşteri hizmetleri sunabilmektir. Bulut Platform teknolojisi, bu teknolojinin sağlayıcısı tarafından işletildiğinden yenilikler de verilerin yönetilme şeklini iyileştirmek amacıyla kesintisiz bir şekilde kullanıma sunulmaktadır.

 Bu durumda karşılaşılan verileri olağanüstü güvenli bir şekilde depolama zorluğunun ve verilere, talepte bulunulması ve ihtiyaç duyulması halinde anında erişebilme ihtiyacının üstesinden gelebilmek içinse işletmelerin, veri yönetimlerine esnek bir yaklaşımı uyarlayabilmeleri gerekir. 

Ancak yasal zorunluluklar veya eski teknolojinin gerektirdikleri nedeniyle bazı işletmeler, verilerinin tamamı için genel bulut hizmetlerini kullanamamaktadır. Bu durumda uygulanabilecek bir diğer yaklaşım ise Oracle’s Public Cloud Machine ürününün öncülük yaptığı, genel bulut hizmetlerinin tesislerde kurulduğu yaklaşımdır. Bu yaklaşım sayesinde işletmeler, tesisleri bünyesindeki Bulut Platform çözümleri ile kendi veritabanlarını modernleştirebilmekte ve böylece bulutun sağladığı esneklikten kendi BT altyapılarının sınırları içinde faydalanabilmektedirler.

Birer bulut çözüm olarak her iki yaklaşımın, tüm yeni yönetmelikleri ve ortaya çıkan tüm güvenlik tehditlerini göz önünde bulundurması gereken bulut sağlayıcısı tarafından güncellenen, en yeni ve güçlü güvenlik yazılımı sürümlerini her zaman çalıştırabiliyor olma avantajı da mevcuttur.

Hangi yaklaşımı tercih ederse etsinler işletmeler, müşteri verilerini gözetme sorumluluğunun kendilerine ait olduğunu unutmamalıdırlar. Bir bulut hizmeti sağlayıcısından faydalandıkları her ortamda bu bulut hizmeti sağlayıcısının hassas verilerin güvenliğini sağlamak için gerekli tüm adımları attığından emin olmalıdırlar. İşletmeler sadece uçtan uca şifrelenmiş ve şifreleme anahtarlarının da müşteriye devredilmiş olduğu (yani bulut hizmeti sağlayıcısının, işlediği verilerden herhangi birinin şifresini çözemeyeceği) bulut hizmetleri kullanmalıdır. Bu yaklaşım sayesinde bir veri ihlali yaşansa bile, kaybolan veriler okunamayacaktır.

 Günümüzde bulut teknolojileri, var olan en güncel güvenlik çözümlerine dayanmakta ve doğal olarak güvenli birer çözüm olmalarının yanısıra özel güvenlik profesyonelleri tarafından da bakımları yapılmaktadır. 

Değişen veri yönetmelikleri, işletmelere verilerin güvenliğini sağlama konusunda daha fazla sorumluluk yüklemektedir. Bu verileri korumak için kuruluşun kendi bünyesinde veri kaleleri oluşturmak cazip görünse de bu çalışma verimli olmayacaktır. Günümüzde bulut teknolojileri, var olan en güncel güvenlik çözümlerine dayanmakta ve doğal olarak güvenli birer çözüm olmalarının yanısıra özel güvenlik profesyonelleri tarafından da bakımları yapılmaktadır. Ayrıca bu gibi verilere dayanarak çalışan uygulamalar ve hizmetlerin herhangi birini kullanıma kapatmadan kişilerin verilerinin gizli kalmasını sağlayacak şekilde uyarlanmıştır ve çok daha esnektir.


This blogs series was created in association with Intel®.

Intel® and the Intel logo are trademarks of Intel Corporation in the U.S. and/or other countries.


Detaylı bilgi alın